Yazar Mevlüt Soysal, yeni romanında şehirlerin sadece taşlardan, binalardan ya da sokaklardan ibaret olmadığını; her şehrin kendine has bir ruhu, sesi ve bedeni olduğunu vurguluyor. Şehri, bazen bir ressamın tuvali bazen de sahici bir aşk şarkısını çalan bir besteci olarak betimleyen Soysal, Satu Mare'nin bu hikayede insanı adeta yeniden doğuran bir anne figürüne dönüştüğünü ifade ediyor.

"Satu Mare'de Dinle Beni", okuyucuyu sadece coğrafi bir yolculuğa değil, aynı zamanda insanın kendi iç dünyasındaki "arkeolojik kazısına" çıkarıyor. Roman; tiyatroların, opera binalarının ve kutsal yapıların tarih kokan duvarları arasında, karakterlerin kendi özlerine dönüş hikayesini derinlemesine ele alıyor. Tarih ve insan ruhunun iç içe geçtiği bu eser, Mevlüt Soysal’ın kendine has anlatımıyla edebiyat dünyasında şimdiden dikkatleri üzerine çekmiş durumda.