Sürgünden Bugüne Uzanan Kültürel Miras
Tamamen gönüllü katkılar ve Kartepe Belediyesi’nin iş birliğiyle hayata geçirilen müze, Çerkes toplumunun yaşam kültürünü ve geleneklerini yansıtan yüzlerce esere ev sahipliği yapıyor. Müzenin koleksiyonunda özellikle 1864 yılındaki büyük sürgün sırasında Kafkasya’dan getirilen eşyalar büyük bir manevi değer taşıyor. Sergilenen eserler arasında şunlar öne çıkıyor:
-
Geleneksel Kıyafetler ve El Sanatları: Çerkes kadın ve erkeklerinin özgün giyim tarzını yansıtan kaftanlar ve el emeği ürünler.
-
Tarihi Objeler: Savaş ve günlük yaşamda kullanılan kamalar, silahlar, mutfak eşyaları ve tarım aletleri.
-
Arşiv Belgeleri: Eski fotoğraflar, resmi belgeler ve Çerkes tarihine ışık tutan yazılı materyaller.
"Metrekareyle Değil, Duygularla Ölçülen Bir Eser"
Müzenin açılışında konuşan Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, binanın Çerkes mimarisine uygun olarak inşa edildiğini vurguladı. Kocaman, "Bazı eserler vardır ki onlar metrekareyle ölçülmez. Bu müze, büyük sürgünün ardından bugüne uzanan mücadelenin ve köklü kültürün bir yansımasıdır. Türkiye’nin kültürel zenginliğini oluşturan bu renk, dünyayla yarışan şehir vizyonumuzun bir parçasıdır," diyerek müzenin korunması ve yaşatılması gerektiğinin altını çizdi.
"Bu Müze Var Olduğumuzun Kanıtıdır"
Uzuntarla Adige Kültür Derneği Başkanı Sedat Yenişen ise tüm Çerkes toplumuna seslenerek bir dayanışma çağrısında bulundu. Yenişen, müzenin Çerkeslerin tarih sahnesindeki varlığının bir kanıtı olduğunu belirterek; kişisel veya kurumsal kırgınlıkların bir kenara bırakılması ve eldeki tarihi materyallerin bağışlanarak bu müzenin zenginleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Müze, sadece bir sergi alanı olmanın ötesinde, genç kuşaklara yönelik kültürel etkinlikler ve eğitim çalışmalarıyla yaşayan bir merkez olmayı hedefliyor.