"Aynı Riski Paylaşıyorlar Ama Maaşları Gece ile Gündüz Gibi"

Özellikle kamu kurumlarında görev yapan güvenlik görevlileri üzerinden örnek veren Yusuf Uçar, çalışanların statüleri ne olursa olsun aynı nizamiyede beklediklerini, aynı devriyeyi attıklarını ve aynı hayati risklere göğüs gerdiklerini vurguladı. Bugün gelinen noktada işçi statüsündeki personel ile memur statüsündeki personel arasında uçurum boyutuna ulaşan bir maaş dengesizliği ortaya çıktığını ifade eden Uçar, aynı kulübede nöbet tutan, aynı riski paylaşan çalışanlar arasında oluşturulan bu makasın memurların motivasyonunu ve devlete olan aidiyet duygusunu yok ettiğini söyledi.

"Üniversite Mezunu Memurun Emeği Değersizleştiriliyor"

Duruşlarının işçi maaşlarının düşürülmesi yönünde olmadığını, aksine tüm emekçilerin refah içinde yaşamasını savunduklarını dile getiren Uçar, eğitim ve liyakatin arka plana itilmesinden yakındı. "Eşit işe eşit ücret" ilkesinin anayasal bir hak olduğuna dikkat çeken ALKON Genel Başkan Yardımcısı, yıllarca dirsek çürütmüş, üniversite mezunu olmuş 657 sayılı kanuna tabi devlet memurlarının haklarının geride kaldığını belirtti. İşçi personelin maaşlarının, memur statüsündeki güvenlik personelinden fersah fersah yüksek olmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Uçar; destek personeli, iklimlendirme, itfaiye, sağlık, büro yönetimi ve teknik hizmetlerde çalışan sözleşmeli ile kadrolu personellerin de aynı sistemin mağduru olduğunu ifade etti.

Çözüm İçin Acil Çağrı: "Tazminat ve Ek Ödemeler Tanımlanmalı"

Sorunun çözümü için yetkili mercilere seslenen Yusuf Uçar, yapılması gerekenleri şu şekilde özetledi: Memur statüsündeki güvenlik ve destek personelinin maaşları, yapılan işin niteliği, riski ve sorumluluğu göz önüne alınarak derhal yukarı çekilmeli ve ivedilikle iyileştirilmelidir. Aradaki derin ücret farkını kapatmak adına, bu çalışanlara ek ödemeler yapılmalı veya acilen yürürlüğe sokulacak bir güvenlik ve destek hizmetleri tazminatı tanımlanmalıdır. Eğitimi ve niteliğiyle öne çıkan memurun emeğini değersizleştiren bu çarpık sisteme son verilerek eğitim ile liyakat ödüllendirilmelidir. Kimseden bir imtiyaz ya da lütuf beklemediklerini, yalnızca adalet istediklerini belirten Uçar, memurun cebindeki yangın sönene ve emeğinin tam karşılığı verilene kadar her platformda mücadelelerini büyüterek sürdüreceklerini sözlerine ekledi.