Kocaeli Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi'nin güçlü destekleriyle, Kocaeli Kafkas Kültür Derneği öncülüğünde kurulan Anma Komitesi tarafından organize edilen dev anma programına Türkiye'nin dört bir yanından katılım sağlandı. Abaza, Adige, Çerkes ve Ubıh gibi Kafkas boylarının temsilcilerini tek bir yürek halinde bir araya getiren etkinlikler, gün boyunca farklı noktalarda sürdü. Anma maratonu ilk olarak İzmit Fevziye Parkı'ndaki Sürgün Anıtı önünde Kur'an-ı Kerim tilaveti ve anıta karanfil bırakılmasıyla başladı. Buradan otobüslerle hareket eden kalabalık kortej, sürgün yıllarında Kandıra kıyılarına ulaştıktan sonra hayatını kaybeden ilk nesil ataların defnedildiği tarihi Karaağaç Mezarlığı'nda dualar okudu.

"Yas Tut Ey Çerkes, Onlar İçin"

Karaağaç Mezarlığı ve Babalı'daki törenlerde söz alan sivil toplum kuruluşu temsilcileri, sürgünün ve soykırımın insanlık tarihindeki kara lekesine vurgu yaptı. Ketenciler Çerkes Kültür Derneği Başkanı Birgül Özkanlı, denizlerde yok olup giden canların, anaların toprağa dökülen gözyaşlarının ve yurtlarını savunan babaların onurlu direnişinin asla unutulmaması gerektiğini belirterek tüm Çerkes dünyasını atalarının anısına yas tutmaya davet etti. Kocaeli Kafkas Kültür Derneği Başkanı İbrahim Uygun ise 162 yıldır sönmeyen bu büyük felaketin acısını yüreklerinde taşıdıklarını ifade ederek, sürgün yollarında can veren onurlu atalarını rahmet ve minnetle yad ettiklerini dile getirdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Abdullah Köktürk de Başkan Tahir Büyükakın'ın selamlarını ileterek toplumsal birlik, beraberlik ve tarihi hafızayı diri tutmanın önemine değindi.

"Hayvanlar Bile Ne Acılar Çekmiş"

Anma töreninde en çok dikkat çeken ve duygusal anların yaşanmasına neden olan anlardan biri de kuşaktan kuşağa aktarılan canlı sözlü tarih anlatıları oldu. Sürgün mağduru bir dedenin torunu olan Abdülkadir Özpehlivan, Kafkasya limanlarında yaşanan dramı şu sözlerle aktardı:

"Dedem atıyla limana gelmiş ancak atını gemiye bindirmesine izin verilmemiş. Son anda atının yularını çıkarıp onunla vedalaşarak gemiye binmiş. Gemi yaklaşık bir saat kalkmadan beklemiş; sadık at ise durmadan sahilde koşarak sahibini arayıp paniklemiş. Gemi nihayet hareket ettiğinde, o asil hayvan denize atlayıp geminin arkasından yüzmeye çalışarak çırpınmış. Düşünün, o kara günde sadece insanlar değil, hayvanlar bile ne büyük acılar çekmiş."

Sahildeki Mağaralar Gözyaşı Dolu

Katılımcılardan Ömer Aydın ise Babalı Sahili'nin Çerkes toplumu için adeta açık hava mezarlığı olduğunu belirterek, sahildeki mağaralara sığınan atalarından kalma tarihi izlerin ve yazıların halen korunduğunu, her yıl bu hüzne ortak olmak için mutlaka burada toplandıklarını söyledi. Programın finalinde, binlerce kişi ellerindeki meşalelerle sessiz bir saygı yürüyüşü gerçekleştirdi. Dalgaların dövdüğü Karadeniz sularına, o sularda yitip giden yüz binlerce ata için karanfiller bırakıldı. Tören, Kafkas halklarının sönmeyen direnişini, küllerinden yeniden doğuşunu ve kültürel varlığını simgeleyen geleneksel Nart ateşinin yakılmasıyla son buldu.