Milli Eğitim Bakanlığı çatısı altında yürütülen ve çırak ile usta yetiştirmeyi amaçlayan MESEM programının usulsüz işlemlerle suistimal edildiği iddiaları, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2024 yılında başlattığı büyük bir operasyonla adliyeye taşınmıştı. Müfettiş incelemeleri sonucunda, İzmit Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesindeki Ustalık Telafi Programı'nda binlerce vatandaşın usulsüzce sisteme dahil edildiği, devlet desteklerinin haksız kazanca dönüştürüldüğü ve öğrencilerin SGK primleri üzerinden kamunun zarara uğratılarak paraların zimmete geçirildiği belgelenmişti.
Kocaeli merkezli 7 ilde eş zamanlı icra edilen şafak operasyonlarında, aralarında okul müdürü R.Ş. ve danışmanlık firması sahibi S.Ö.'nün de yer aldığı çok sayıda şüpheli gözaltına alınmış, soruşturma dalgası toplamda 206 sanıklı dev bir davaya dönüşmüştü. Hazırlanan kapsamlı iddianamede, 6 binden fazla vatandaşın kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirildiği ve kamunun tam 77 milyon 706 bin lira zarara uğratıldığı vurgulanarak, sanıklar hakkında "kamu kurumlarını dolandırıcılık" ve "kişisel verileri ihlal" suçlarından 19 yıla varan hapis cezaları talep edilmişti.
Duruşma Salonunda Sanık Savunmaları Peş Peşe Geldi
Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine devam edilen duruşmada, 4'ü tutuklu olmak üzere toplam 17 sanık kürsüye çıkarak savunmalarını gerçekleştirdi. Suçlamaları kabul etmeyen tutuksuz sanıklardan şirket yöneticisi İ.M., projenin ücretsiz bir sertifika eğitimi olduğunu sandığını, aracı firmanın talebi üzerine hesabına yatan paranın yarısını belirtilen IBAN adreslerine geri gönderdiğini söyleyerek menfaat kastının olmadığını iddia etti. Bir diğer tutuksuz sanık öğretmen İ.A. ise durumun usulsüz olduğunu Diyarbakır'da bir meslek lisesine danışarak fark ettiğini, gerçeği öğrenir öğrenmez devletten gelen parayı Mal Müdürlüğü'ne kuruşu kuruşuna iade ederek sözleşmeyi feshettiğini savundu.
Geçtiğimiz celselerde tahliye olan sanık S.Ö.'nün avukatı ise müvekkilinin amansız bir kanser hastalığına yakalandığını, maddi imkansızlıklar nedeniyle tedaviye başlayamadığını öne sürerek daha önce ödenen 750 bin TL'lik kefaret ücretinin iade edilmesini talep etti. Yaklaşık 16 aydır demir parmaklıklar ardında olan açığa alınmış okul müdürü R.Ş. ise savunmasında, bakanlık bürokratlarının ve sistem uygulamalarının sürekli değişmesi yüzünden mağdur edildiklerini, aksaklıkları fark ettiğinde üst makamlara bizzat rapor ettiğini söyleyerek suçsuz olduğunu iddia etti.
Mahkeme Kararı Sonrası Salonda İki Farklı Manzara
Tüm sanık ve avukat beyanlarını dikkatle dinleyen mahkeme heyeti, kısa bir aranın ardından ara kararını açıkladı. Heyet, tutuklu sanıklar E.B. ve N.B.’nin adli kontrol hükümleri ve 1'er milyon liralık nakdi kefalet bedellerini yatırmaları şartıyla tahliyelerine karar verdi. Buna karşılık, davanın kilit isimleri olan okul müdürü R.Ş. ve aracı firma sahibi S.Ö.’nün mevcut delil durumu göz önünde bulundurularak tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.
Kararın açıklanmasıyla birlikte duruşma salonunda saniyeler içinde adeta iki farklı dünya yaşandı. Tahliye kararını duyan sanık yakınları salonu alkışlar ve sevinç gözyaşlarıyla terk ederken; tutukluluk halinin devam edeceğini öğrenen S.Ö.'nün babası ve ağabeyi duydukları acı haber karşısında derin bir şok yaşayarak oturdukları yerde fenalaşıp baygınlık geçirdi. Yere yığılan aile yakınlarına adliye binasında hazır bekletilen sağlık ekipleri anında müdahale etti. Mahkeme, eksik evrakların tamamlanması ve diğer tanıkların dinlenmesi amacıyla davayı 3 Kasım tarihine erteledi.