Zorunluluk Hali Kararı İstinaftan Döndü

İzmit Yahyakaptan Mahallesi’nde 2022 yılında meydana gelen olayda, hayvancılık ve kasaplık mesleğiyle uğraşan Orçun Maviş (46), mahallede dehşet saçan ve oğlunu kanlar içinde bırakan sokak köpeğini tüfeğiyle vurarak öldürmüştü. Olayın ardından hayvan hakları savunucularının şikayetiyle Maviş hakkında "evcil hayvanı kasten öldürme" suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesi, 20 Şubat 2024’te emsal niteliğinde bir karara imza atarak, babanın eylemini hukuki çerçevede "zorunluluk hali" kapsamında değerlendirmiş ve ceza tayinine yer olmadığına hükmetmişti. Ancak dosyanın taşındığı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5'inci Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını eksik inceleme gerekçesiyle bozdu. Üst mahkeme, "zorunluluk halinin" sınırlarının yeniden incelenmesini ve olası bir mahkumiyette Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) şartlarının masaya yatırılmasını talep ederek dosyayı Kocaeli’ye geri gönderdi.

"Oğlum Eve Kanlar İçinde Geldi"

Yeniden yargılama kararının ardından ilk kez konuşan ve o dehşet gününü anlatan Orçun Maviş, mahallede kronikleşen bir güvenlik sorunu olduğunu belirtti. Maviş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O dönem mahalleye yeni taşınmıştım. Bu köpeğin daha önce en az 10 kişiyi ısırdığını herkes biliyordu. Bir akşam oğlum eve ağlayarak geldi. Bacağından ısırmış, çocuk kaçarken düşmüş; kolu, eli, her yeri kan içindeydi. Birkaç gün sonra sokakta yürürken aynı köpek bu kez doğrudan bana saldırmaya yeltendi. Ben de kendimi korumak ve köpeği korkutmak amacıyla yanımda bulunan tüfekle ateş ettim. Kurşun denk geldi ve hayvan öldü."

"Bunlar Hayvansever Değil, Köpek İstismarcısı"

Olayın ardından çok sistemli bir linç kampanyasına maruz kaldığını, ticari hayatının baltalanmaya çalışıldığını ve ölüm tehditleri aldığını dile getiren Maviş, geri adım atmadığı için hedef tahtasına oturtulduğunu söyledi. Kendisini tehdit eden kitleye sert eleştiriler yönelten acılı baba, şu ifadeleri kullandı:

"Bana her türlü iftirayı atıyorlar, küfrediyorlar. Ama hiçbiri bende bir etki oluşturmuyor. Onlar hayvansever falan değil; onlar sadece köpek istismarcısı. Köpekten başka hiçbir canlıyı umursamazlar, en büyük özellikleri de insan sevmemeleridir. Van’da 5 yaşında bir çocuk köpek saldırısında can verdi, orada bile acılı aileyi suçlayacak kadar gözleri dönmüş durumda. Kendi yalan dünyalarında yaşıyorlar."

"Köpekler Doğası Gereği Avcıdır, En Zayıfı Seçerler"

Başıboş köpeklerin sokaklarda birer biyolojik ve fiziksel tehdit unsuru olduğunu hatırlatan Maviş, köpek morfolojisine dair çarpıcı bir tespitte bulundu: "Köpekler başıboş bırakılacak canlılar değildir. Doğaları gereği kurttan türemiş, etçil ve avcı hayvanlardır. Avcı hayvanların temel içgüdüsü, sürüden ayrılanı ya da en zayıf olanı seçmektir. Dikkat edin; bu ülkede köpekler hep çocuklara, yaşlılara ve kadınlara saldırıyor. Çünkü fiziksel olarak toplumun en savunmasız kesimini hedef alıyorlar. Ayrıca en sakin görüneni bile sokakta birer hastalık kaynağıdır."

"Beni İçeri Atsalar Ne Yazar? Kaderci Bir İnsanım"

Yeniden yargılanacak olmasıyla ilgili zerre korku duymadığını ve adalete güvendiğini belirten Orçun Maviş, dik duruşunu şu sözlerle özetledi: "Çıkacak sonucun benim için hiçbir önemi yok. Beni içeri atmışlar, dışarıda tutmuşlar fark etmez. Ben kaderci bir insanım. Allah’ın izin vermediği hiçbir şey başıma gelmez. Başıma geliyorsa da bu benim sınavımdır. Bu köpekçilerin dişi bana geçmedi, geçmez de. Bugün tek bir çocuğun tırnağı, canı incinmesin diye tüm köpeklerin itlaf edilmesi gerekse ben buna razıyım. İnsan canı her şeyden üstündür."

"Sokakta Köpek İstemiyorsanız Siz De Sesinizi Çıkarın"

Toplumun büyük bir kısmının sokaklarda korkuyla yürüdüğünü ancak azınlık bir grubun organize baskısı yüzünden sessiz kaldığını iddia eden Maviş, vatandaşlara şu çağrıyla seslendi: "Bu köpekçiler toplumun belki yüzde 1’ini oluşturuyor ama arkaları kuvvetli, iyi organize olup insanları korkutuyorlar. Onlardan korkmayın. Sokakta köpek istemiyorsanız siz de sesinizi çıkarın, meydanlara çıkın. Bakın burası bir çocuk parkı. Çocuğunuzu alıp şu çimlerin üzerine güvenle bırakamazsınız; her yer dışkı dolu, kist hidatik hastalığı saçıyor. İnsanlar için ayrılmış parklar, köpek parkına dönmüş durumda. Bu saçmalığa hep birlikte dur demeliyiz."