17 Aralık Gecesi Kurşunlar Yağmıştı
Kan donduran olay, 17 Aralık 2025 gecesi İzmit Sanayi Mahallesi Ömer Türkçakal Bulvarı üzerinde meydana gelmişti. İki grup arasında sözlü olarak başlayan tartışmanın kısa sürede silahlı çatışmaya dönüşmesi neticesinde; kentteki amatör spor camiasının tanınan futbolcularından Uğurcan Bekçi ile yanındaki E.K.B. (27) ve İ.A. (31) vücutlarına isabet eden mermilerle ağır yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan 27 yaşındaki futbolcu Bekçi, 3 günlük amansız yaşam mücadelesini kaybederek vefat etmiş, diğer iki kişi ise tedavilerinin ardından taburcu edilmişti. Olayın ardından adalete teslim olan Furkan K. ve Ertuğrul S. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Emre S. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
"Gümüş İşletiyorlar Sanıyordum, Karadağ Çetesi Çıktı"
Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanıklar Furkan K. ve Ertuğrul S., cezaevinden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) vasıtasıyla bağlandı. Maktul Uğurcan Bekçi'nin acılı ailesi, müştekiler ve taraf avukatları ise salonda hazır bulundu.
Duruşmada ilk olarak söz alan tutuklu sanık Ertuğrul S., cinayete uzanan sürecin "kiralık banka hesabı" anlaşmazlığından filizlendiğini öne sürdü. Müştekilerden İ.A.'nın kendisine yasal ticaret kılıfı altında yaklaşarak şirket hesaplarını kullanmayı teklif ettiğini belirten Ertuğrul S., savunmasında şunları iddia etti:"Bana legal bir iş yaptıklarını söyleyip açtığım her hesap başına 40 bin lira vadettiler. İlk başta gümüş ve altın ticareti yapıyorlar sanıyordum ama sonradan yasa dışı bahis çetesi olduklarını anladım. Şirket hesaplarım bloke edilip her şeyim donunca hakkım olan parayı istedim. Beni hemen ölümle tehdit etmeye başladılar. Karşıma çıkardıkları kişiler bana, 'O para kanlı para, biz bu para için aile öldürdük' diyerek gözdağı verdi. Beni Amerika hatlı numaralardan arayıp haraç istediler. Bu çetenin başı E.K.B. ve İ.A.'dır; örgütü de Karadağ'dan yönetiyorlar. Olay günü Uğurcan'ı arayı bulsun, sulh sağlasın diye çağırmıştım ama İ.A. orada 'İkisini de öldürün, sağ bırakmayın' deyip silahına davranınca can havliyle ayaklarına ateş ettim. Uğurcan'a ben sıkmadım."
"Keşke Elim Ayağım Kırılsaydı da Gitmeseydim"
Diğer tutuklu sanık Furkan K. ise olay yerine sadece arkadaşı Ertuğrul S.'ye destek olmak ve onu korumak amacıyla gittiğini belirterek büyük bir pişmanlık içinde olduğunu dile getirdi. Furkan K., "Ertuğrul bana tehdit edildiğini, buluşmada başına bir iş gelirse isimleri polise vermemi söylemişti. Ben de dostumu yalnız bırakmamak için gittim. Olay yerinde bizden zorla 1 milyon 300 bin TL istediler. Uğurcan bana aniden yumruk atıp vurunca karşı taraf da 'Öldürün, yaşatmayın' diye bağırdı. Üzerimizdeki tehlikeyi bertaraf etmek için rastgele bir kez ateş ettim. Keşke böyle bir trajedi yaşanmasaydı. Keşke orada sadece dayağımı yeseydim, elim ayağım kırık olsaydı da bu olay yaşanmasaydı" şeklinde konuştu.
Müştekiler Çete İddialarını Reddetti: "Bizi Tuzağa Çektiler"
Olayda bacağından vurularak yaralanan müşteki E.K.B. ise sanıkların yasa dışı bahis ve çete iddialarını kesin bir dille reddederek, olayın planlı bir pusu olduğunu savundu. E.K.B., "Ertuğrul beni arayarak elimde çok önemli bir bilgi var diyerek buluşmaya çağırdı. Yanımıza mutlaka Uğurcan'ı da almamızı şart koştu. Oraya gittiğimizde bize asılsız borç iddiaları çıkardılar. 'Ben kefilim, borcu neyse ben ödeyeceğim' dememe kalmadan Furkan aniden Uğurcan'a yumruk atıp silahını çekti. Ertuğrul da doğrudan beni hedef alarak vurdu. Biz canımızı kurtarmak için kaçarken bile arkamızdan kurşun yağdırdılar, şikayetçiyim" dedi.
Duruşmada söz alan maktul futbolcunun annesi Şehriban Bekçi de oğlunun hiçbir suç odağıyla veya sanık Ertuğrul S. ile geçmişe dayalı bir husumetinin bulunmadığını belirterek sanıkların en ağır cezayı almasını talep etti.
Cumhuriyet savcısı ve müdafi avukatlarının taleplerini değerlendiren mahkeme heyeti, suçun niteliği, mevcut delil durumu ve kaçma şüphesini göz önünde bulundurarak sanıklar Furkan K. ve Ertuğrul S.'nin tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.