SON DAKİKA

Değersizleştirilen Değer
22:55
12 Ağustos 2022

Kimyasal olarak aslında bir tuz olan bor madeni, toplamda 230 farklı çeşide sahip önemli bir mineral. Sanayi alanında pek çok alanda ham madde olarak kullanılabilen bor madeni, cam ve seramikten tutun ilaç üretimine kadar geniş bir kullanım yelpazesine sahip. Dünya’da tespit edilmiş toplam bor madeni miktarının %72,8’i Türkiye’de bulunuyor. Yani ham madde açısından oldukça avantajlı bir konumdayız.  
Tibet dağlarının yüksek bölgelerinde yaşayan insanlar, 4000 bin yıl önce ilk kez bor ile tanıştılar. Tibet’te tuz olarak kullanılan bu mineral, zamanla farklı coğrafyalarda da yaygınlaşmaya başladı. Mısırlılar ilk kez mumyalama işlemlerinde kullandılar, antik Roma’da cam üretimi yapıldı. Cam, bugün borun hala en çok kullanıldığı alanlar arasında yer alıyor.  

1254 ve 1324 yılları arasında yaşamış İtalyan gezgin ve kaşif Marco Polo, Tibet’e geldiğinde borun kültürel bir yer kazandığını gördü, onu Avrupa’da sanayisine kazandıran kişilerden oldu. Borun kimyevi yapısını çözüp onu ilaç üretimine kazandıran ilk kişiler ise Arap bilim insanları oldular. 18. yüzyıl başlarında, İngilizler tarafından “borik asit” denilen bor kaynaklı bir asit üretimi yapılmıştı. Sonraki yüzyılda ise İtalya’da borik asit üretimi başladı, böylece borun sanayideki önemi yükseldi. 19. yüzyıl ise borun tam anlamıyla dünya sanayi ve ticaretine kök saldığı yıl oldu.
Durum böyleyken Osmanlı Devleti'ni ziyaret eden Fransız mühendis Camille Desmazure sayesinde sahip olunan Bor madeninden haberdar olundu.
Dünya'daki 3 önemli Bor ticaretçisiyken neden tam anlamıyla bundan faydalanmak yerine sadece sahip olmakla övünüyoruz, neden bunu ülke geleceği için kullanmıyoruz.
Kullanım alanı bu derece geniş olan bor elementini Amerika uzay teknolojilerinde ve askeriye sistemlerinde kullanırken Türkiye deterjan ve sabun yapımında kullanmaktadır. Birçok bilim insanının “21.yüzyılın Petrolü ve Sanayinin Tuzu” diye tanımladığı bor, bazı yerel kaynaklarda fazla abartıldığı, aslında bor’un ekonomik açıdan pek öneminin olmadığı vurgulanmaktadır ancak bütün bu söylemler yanlıştır, çünkü bor’un kullanım alanı dünyadaki birçok doğal kaynaktan daha fazla ve önemlidir. Örneğin günümüzün en önemli doğal kaynağı olan petrol; gaz yağı, akaryakıt, makine yağı, fuel oil, jet yakıtı gibi alanlarda kullanılırken Bor, bütün bu alanlarda kullanılabildiği, bilgisayar sistemlerinde ve askeriye sistemlerinde dahi kullanılabilmektedir. Bunun yanında sürtünmeye ve ısınmaya dayanaklı olduğu için uçaklarda ve uzay araçlarında da kullanılmaktadır.

Görüldüğü üzere geniş bir kullanım yelpazesi varken biz üretmek yerine sadece tüketiyoruz. Hem de büyük büyük rakamlar ödeyerek , kısacası aldığımızdan daha fazlasını veriyoruz.
Siz söyleyin bu bizi kazançlı yapar mı?

Hâlâ tüm potansiyele sahip olunmasına rağmen üretmekten, bilimden,gelişmekten ve ekonomik kazanımlardan yoksun olmamız niye?