Gözyaşı dökmek veya ağlamak olarak tabir ettiğimiz insani bir olay var fakat toplumsal yaşamda katı bir tabu haline gelmiştir. O ne mi? "Erkekler ağlamaz ya da erkekler ağlamalı."
Bir şekilde eril zihniyet kendini burada da gösteriyor; Ağlamak kadına affedildi zayıflık, acizane bir durum göstergesi olarak kullanıldı, ağlamama güçle bağdaştırıldı ve erkek olmanın unsuru olarak gösterildi aksi takdirde "kadın gibi ağlama" dendi. Böylece ağlamanın bizi insan yapan inanılmaz bir eylem olduğunu farkedemedik.
Genel olarak baktığımızda gözyaşı dökmenin 3 çeşidi vardır;
Bazal Gözyaşı
Gözümüzde her zaman var olan ve gözleri koruyan, besleyen ve kayganlaştıran gözyaşıdır. Bu gözyaşı diğer tip gözyaşından kimyasal olarak farklıdır .
Refleks Gözyaşı
İkinci gözyaşı türü, gözleri rüzgâr, duman veya soğandaki kimyasal “sin-propanetial-S-oksit“ gibi tahriş edicilerden korumak için büyük miktarlarda oluşan refleks gözyaşlarıdır.
Duygusal Gözyaşı
İlk olarak, pek çok hayvan türü acı duydukları zaman sızlanırlar veya ağlarlar. Bu sadece insana özgü bir olay değildir. Ancak duygusal anlamda gözyaşı döken tek türün insan olduğu düşünülüyor, bunun da sebebi son derece makul ve anlaşılır: Duygularla ilgili beyindeki bölgeleri en çok gelişmiş tür insan olduğundan, bazı tepkisel olguları da bu duygularıyla birlikte evrimleşen tek hayvan türü insan.
VassarCollege tarafından yapılan bir çalışmadaki teoriye göre, gözyaşları, savunmasız kaldığımızda yırtıcıları uyandırmaksızın başkalarının bize yanıt vermesine olanak tanımak için gelişen bir çeşit sessiz sinyal sistemidir.
Son olarak, gözyaşlarının, karmaşık bir toplum hayatı içinde, yakın ilişkiler için gerekli olan empatiyi ortaya çıkartarak güçlü toplumlar oluşturulmasına yardımcı olması ihtimali vardır.
Duygusal gözyaşlarının özellikleri:
• Duygu-durumu dengeler
• Yüksek düzeyde stres hormonu ACTH içerirler
• Bir endorfin ve doğal ağrı kesici olan ensefalin içerirler.
Bu durumda bir filmde üzücü bir sahne izlerken, kitap okurken duygusal bir replikte, yaşanan duygusal bir olay da gözlerinizin bir amaç için yaşardığını bileceksiniz ve gözyaşlarının bizi insan yapan inanılmaz ölçüde karmaşık bir sistemin bir örneği olduğunu düşüneceksiniz.
Aynı zamanda ağlamanın kişisel ve duygusal kontrolde de önemli rol oynadığı saptandı.
Yale Üniversitesi’nden psikolog Oriana Aragon’un yürüttüğü bir araştırmaya göre, sevinçli olaylar karşısında “ağlamak”, yoğun hislerimizi kolayca denetim altına almamızı sağlıyor. Araştırmada, bir grup katılımcıya, sevimli bebeklerin ya da asker eşinin savaştan sağ dönmesi sevinciyle ağlayan bir kadının fotoğrafları gösterilerek, katılımcıların tepkileri kaydedildi. Buna göre, sevinçli olaylara ağlayarak tepki verenlerin, duygularını daha çabuk denetleyebildikleri görüldü.
Kısacası insanlar ağlarlar doğal olarak erkekler de...
Herkese mutlu bayramlar dilerim.